Ana Sayfa Hastalıklar Doktorlar Anlaşmalı Kurumlar Video Ulaşım
KBB’de koruyucu hekimlik Boğaz hastalıkları Baş ve boyun hastalıkları Kulak hastalıkları Burun hastalıkları
Horlama ve uyku Ses hastalıkları Baş dönmesi ve denge bozuklukları Diğer Hastalıkılar
Baş ve boyun hastalıkları
Baş ve Boyun Kanserleri
Larenks kanserleri
LARENKS KANSERLERİ

Lareksin T1 karsinomu nasıl tedavi edilir?
Her biri etkin olarak kullanılan cerrahi ve radyasyon yöntemi olarak iki yöntem vardır. Cerrahinin larenjektomide yetersiz kaldığı durumlarda radyasyon rezerv olarak bulundurulmalıdır. Radyasyon tedavisi altı hafta gerektirir ve pahalıdır. Cerrahi aynı gün taburcu işlemlerin yapılabileceği tek günlük bir işlem olarak planlanabilir. Ses kalitesi radyoterapiden sonra daha iyidir, ancak bazı cerrahlar bu fikre katılmamaktadır. Buna karşılık cerrahiye giden hasta operasyon sonrası daha az boyun şişliğine maruz kalır. Bu hastalarda radyasyon sonrası kıkırdak nekrozu da olmaz.

İlerlemiş lareks kanserlerinde total larenjektomi bir tedavi seçeneği midir? Yaşlı hastalarda yapılan bir çalışma, kemoterapi+radyoterapi alan hastalar ile total larenjektomi+radyoterapi alanlar arasında benzer sonuçlar olduğunu göstermiştir. Halen 5 yıllık hayatta kalım sonuçları bildirilmemiştir. Bu yeni model ilerlemiş kanserlerde gırtlağı koruma şansı sunabilir. Deneysel protokollerle ilgilenmeyen hastalar için total larenjektomi temel seçenektir.

İlk önce radyoterapi almış N0 boyunlu glottik kanserler ek olarak tedavi edilmeli midir? No boyunlu hastalarda bu konu hâlâ tartışmalıdır. Öneriler lezyonun yerine, yayılımına ve tutulumuna bağlı olarak değişir. Glottik kanserlerde okkült metastaz % 14-16, supraglottik kanserlerde % 20-38 iken, en yüksek riskli bölge piriform sinüs kanserlerindedir. Okkült servikal metastaz riski % 15'in üzerinde olduğunda, radyasyon planlanan bölgedeki rejyonal lenf nodları hesaba katılmalıdır. Muayenede bulunan pozitif adenopatiler boyun diseksiyonu gerektirir.

Ön kommisür glottik kanserlerde tedavi nasıldır? Kanserin ön kommisürden tiroid kıkırdağa yayılmasını engelleyecek hiçbir bariyer yoktur. Bu vakalar genelde ilerlemiş vakalardır. Derine yayılma radyoterapiden yararlanma şansını azaltır. Zohar ve arkadaşları cerrahi ile lokal kontrol oranını % 90, radyoterapi ile % 72 bulmuşlardır. Bu bölge için halen elle tutulur bir radyoterapi çalışması yoktur. Woolhouse ve arkadaşları bu bölge tümörlerinde radyoterapinin işe yaramayacağını klasik yöntemlerin uygulanması gerektiğini söylemektedirler.





ME&Dİ Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Merkezi
Dikilitaş Mahallesi Hakkı Yeten Caddesi Yeşilçimen Sokak No:23 Fulya
Beşiktaş İstanbul

Tel : 0212 306 44 20– 306 44 21

info@me-di.com.tr

www.acibadem.com.tr

webatolyesi